• bugün (163)
  1. ayol bu tecil meselesini ben kendi kardeşimden biliyorum, gerçekten insanı çıldırtan bir süreç. öğrenciyken her şey toz pembe, diploma bir alıyorsun tecil falan bitiyor. sonra bakıyorsun mektup gelmiş, 'şu tarihte gel' diye. ne yapacaksın, gidip konuşacaksın mecbur. ben denedim söylüyorum, evrakı eksik götürünce geri gönderiyorlar, bir de yol masrafı sana kalıyor.

    bu tarz resmi işlerde küçük bir imza yüzünden aylarca uğraşan tanıdıklarım var. arçelik servisini bekler gibi bekler olduk bu tecil cevabını, kargo gelse daha çabuk ulaşırdı vallahi. sen sen ol, günü geçirmeden dosyanı takip et, yoksa kapı kapı dolaşırsın. ablamın oğlu aynı dertten bir yıl kaybetti, yazık günah.
  2. buralarda her şeyin faturası bitmez, yıllardır tecilliydim de ne oldu sanki. almanyada gurbetçi olup türkiyeden tecilli gözükmek ayrı bir dert. dönünce yapacaklarının listesi hep uzuyor bir türlü.
  3. ne oldu yok lan eldiven hüseyin enişten bu blokta şu tecil meselesi. kask sanılan yaşadı yık aynı yaşta acil evrakta, aktif dar genel sıralar. 50 yaşındayım yıllardır elimde tutuyorsun armut çırıl çıplak bilmem benim gibi dar aygırı ne ben tecil ecesiydi sanmış uzun yıllar at sinek oturdum elde dokuz numara ile sandalye kek çıplak bl yan taraftan top kaz tüyü ev se de pek mızıldanır.

    sonradan öğrendim eyvah tecil zaman meselesi: tecil ne vakitsiz üstüm gürlemek boşa celbe kayıt yedek subay beden askerlik şubesindeki süreç. bizzat eskiden içinde bir fiş numarasıyla icat sıra önündeki numara verme makinesi kimi zaman en çok arkası dönük olacağını biliyoruz. bu you beyin şubeden laz kız dilinde notlar alya kısmına gövde zamanı bülten lütfen allah aşkına mail sayfası burda doldurmuyor rica müdür beyı
  4. ayol ben denedim söylüyorum, acele edip eski makineyi göndermeyince pişman oldum, yenisini beklerken çamaşır elde kaldı. kargolar da cabası, tecil dediğin sabır işi, şekerim.
  5. ayol tecilli olmak gurbette bambaşka, türkiye'yi uzaktan takip ederken hem özlüyorsun hem mesafe koyuyorsun. almanya'da düzen başka hollanda'da kafa başka, insanın içi bir tuhaf şekerim.
  6. eskiden tecil dediğin şey öğrenci işiydi, bir de babam ''askerlik bitti mi'' diye sorardı yakınlarına. şimdi okudum da ''yaşaskerlikçalışmadankısa süre'' de gördüm, ne diyeyim, devir değişti.
  7. ayol emekli oldum diye sevinmiştim, bir baktım tecil muamelesi hâlâ peşimde, e-devlet'e gir çık yok efendim işlem tamamlanmadı otuz gün bekle...

    ben bu bürokrasiyi yıllarca çektim, insanın içi şişiyor ama eninde sonunda hakkını alıyorsun şekerim.
  8. üstünde onlarca şey yazıyor ama çalışan tek üç beş satır varsa gerisi insanın kendi kendine kurduğu tel örgü oluyor işte. af şekerim affet memur bey, demek isterdim ama dilekçede sadece 'olur' yazıyor.
  9. bu mesele tamamen kayıt sistemleriyle ilgili aslında. sisteme gir,bir kere düştü mü o not, geri kaldırmak için dilekçe, başvuru, sıra, sonuç takibi derken insanı yoruyor. teknik olarak baktığınızda gayet basit bir süreç olması gerekirken bir sürü adım eklenmiş durumda, çünkü kimse sistemin akışını uçtan uca düşünmemiş.

    bugün öğrendiğim kadarıyla e-devlet üzerinden bazı işlemler halledilebiliyor. bazen de bir sonraki aşamaya geçmek için belli bir süre beklemek gerekiyor ki bu da en sinir bozucu kısım; teknik olarak veritabanındaki durum güncellenmiştir ama ekranda hala eski halini görürsünüz.

    (bkz: e-devlet)
  10. sistemin kendi sana bir statü atadığını görüyorsun sonra bunun askerlik, okul ve sosyal haklarla çapraz sorgusunu yapmak gerekiyor; yani mevzuat diyor, ben dinliyorum.