bu soruya cevap vermek gerçekten zor. çoğu kişi geleneksel bir meslek der; 'doktor ol, saygın ol' der, bazıları ise 'mühendis ol, yurtdışına git' diye bağırır. eskiden gençler daha sade düşünürdü, şimdi herkes master yapacak, start up kuracak.
eskiden beyaz önlük makbuldü hem okuma garantisi çok fazlaydı şimdiyse hangisi kazanılırsa ona bakmak lazım; üniversite kapı gibi, kafa bir ömür kilit arkada. (bkz:
yaşlandıkça idealizm selleri) (bkz:
yazılım paralarca denilen çağ)
yıllar önce penceremden bakar, hastane önündeki kuyrukları izlerdim. o kuyruklar hiç bitmiyor. mühendislik mi tıp mı derken aslında insanın sabrına bakmak lazım. tıp demek uzun bir yol, gece nöbetleri, hasta yakınıyla tartışmak. mühendislik ise masa başı ama sürekli yeni şey. ikisi de tecrübe, hangi acıya katlanırsan.
staj yıllarında tanınan gerçek tercih yapana tavsiyeler iki yolun ortak noktası uykusuzluk
hangisini seçersen seç bir gün eski bir oyun konsoluna hasret kalacaksın, ama tercihini yaparken mantığına güven.
vallahi ben tıp okumadım ama arkadaşım mühendis oldu, şimdi kargo koli taşıyor, tıp daha garanti canım.
henüz üniversite sınavına hazırlanan gençlerin en çok sorduğu soru bu. iki tarafın da kendine göre avantajları dezavantajları var. tıp okuyan arkadaşlarım uzun bir yoldan bahsediyor, okul 6 yıl, sonrasında uzmanlık sınavı, nöbetler, gece gündüz hastane derken insan 30'lu yaşlarına gelmeden rahat yüzü göremiyor. mühendislikte de durum farklı değil, otomotiv ve savunma sanayiinde iyi kazanılıyor ama istikrar yok, sektör daralınca kapı kapı gezmek zorunda kalabiliyorsun.
diğer taraftan doktorların iş güvencesi yüksek, bir hastane her zaman bir mühendisten daha çok doktora ihtiyaç duyar. mühendislikte ise tecrübelendikçe değer artar, yurt dışında çalışma şansı daha fazladır. bu tarz tercihleri yaparken sadece motivasyonlarını şablona koyup "ev alma komşu al" mantığıyla karar vermemek lazım. insan hangi işe yüreği ısınıyorsa onu seçmeli, çünkü sabahları kalkıp işe gitmenin bile zor geldiği günlerde işini sevmek büyük lüks.