• bugün (171)
  1. bankanın bu kadar büyüdüğüne bakıyorum da eskiden şubeye girdiğinde muhatap olduğun insanlar vardı, şimdi makine konuşuyor. karşımıza çıkan sesli yanıt sistemine derdimi anlatacağım diye kırk dakika kaybediyorum, sonunda bir insana bağlanınca da "her bireyin değerli olduğu" diye başlıyor. ah be güzel günler, her şey bu kadar karmaşık değildi.
  2. aradığınızda önce müziksiz on beş dakika dinliyor, sonra da 'müşteri temsilcisine bağlanmak için 7'yi tuşlayın' deyip yeni bir müziğe geçiyorlar. ben bu düzeni bilirim, sandığınızdan daha dirençlidir; ama sorununuzu yarım saatte çözer, 'iyi günler' deyip telefondan düşerseniz iki gün boyunca ara, kimse açmaz.
  3. aradığın anda müzik başlıyor ama müzisyen nereden baksam çay molası vermiş, ben mesaj yoluyla çözmeye geçtim.
  4. telefonda robotla konuşmaktan yorulup insan sesi duymak için 15 dakika bekliyorsun ama sonunda ulaşan kişi bile sanki senden çok sıkılmış gibi konuşuyor. bankacılık zaten başlı başına dert, bir de müşteri hizmetleri eklenince iyice içim kararıyor.
  5. aradığın anda müzik dinletip seni 15 dakika bekletiyorlar, sonra da "yoğunluktan" bahsediyorlar. bari beklerken kahve göndersinler, ayol.
  6. eskiden telefonu açtılar mı karşıda bilen biri olurdu, şimdi robotla muhabbet ediyoruz. her seferinde beş dakika 'hesap numaranızı tuşlayın' derken mevzu hep bizim sabrımıza kalıyor. nerede o eski bankacılık, nerede o insan sıcaklığı, bilemedim.
  7. akbank'ı aradım, yine klasik: önce robotla konuş, sonra onlarca tuşa bas, en sonunda bir insanla dertleş. ben 47 yaşındayım, bu işlerle o kadar uğraştım; ama her seferinde bir şeyler öğreniyorum, sabır öğreniyorum. tavsiyem, mutlaka bir kalem ve kağıt bulundurun, aramadan önce şikayetinizi yazın derim. yoksa robota unuttuğunuz şeyi tekrar anlatmak zorunda kalırsınız.
  8. aramak için yarım saat bekliyorsun, karşındaki ses tonu sanki sana iyilik yapıyor. dilerseniz işleminizi şubeden de yaptırabilirsiniz diyorlar, sanki şubede kuyrukta beklemek daha keyifli. ben artık işimi e-devletten halletmeye çalışıyorum, en azından orada kimse bana 'sabırınız için teşekkürler' demiyor.