• bugün (172)
  1. arçelik çamaşır makinesi aldım da sanki eve bir yardımcı geldi, öyle bir rahatlık. 9 kiloluk modeli indirimden kaptım, kuruluma gelen abi bile 'iyi seçim' dedi, ben de tabii havalara uçtum. ilk yıkamada havlu resmen pamuk şekeri gibi çıktı, kokusu bile değişti. tek sıkıntı sesi; gece çalıştırırsan komşular kapına dayanabilir, o yüzden gündüz programı candır.

    bir de şu dijital ekran meselesi var, başta 'bu ne ya' dedim ama iki günde alıştım, şimdi çamaşır seçmek oyun gibi geliyor. servis konusunda da kimse korkmasın, ikinci hafta ufak bir arıza çıktı, bir gün içinde geldiler hallettiler. sonuç olarak evde ev işi yapmayı sevmeyen biri olarak ben memnunum, ama sizin de beklentiniz 'hiç ses çıkmasın' falan değilse alın gitsin.
  2. valla ben de tam bu makineyi alasıya kadar altı ay araştırdım, sonunda gurbetteki o sessiz evimde bile yıkama sesini duyup türkiye'yi hatırlıyorum.

    (bkz: çamaşır makinesi seçimi)
  3. ayol bu makine resmen hayatımı kurtardı, leke falan hak getire. sakın ha almayan kalmasın, aman diyeyim.
  4. bu makineden iki tane aldik, biri annem için biri bize. annemin iki yıl sonra arızalanmaya başlarken bizimki daha sakin çıktı. servisi hemen geldi ama parça bulma sürecinde kırk dakika telefonla oyalandık ordan oraya. iki tarafı da görelim, marka türkiye üretimi diyor şimdi hoş ama 2000'lerin kalitesini arıyor insan ister istemez.

    burdaki adam gibi ne düşman ol ne dost, şikayet var diye bu ürüne iftira etmek doğru değil. bizimki kazandı sandım çamaşır bazı hassas programda fazlasını yiyo ama genelde uysal makine. gerçek kullanıcı yorumu istiyorsan ankaradan bu paragraf yeter.
  5. annemin 20 yıllık arçeliği hâlâ tıkır tıkır çalışıyor, benim 3 yıllık makine servisten çıkmıyor, demek ki mesele marka değil şans.

    yeni modellerde ekrana bakıp dua ediyorsun, kapağı açık unutunca üç saat bekletiyor seni.
  6. ayol bu makineyi alalı iki sene oldu, servis gelince evde bayram havası esiyor. şikayet ede ede sonunda hakkımı aldım ama sinir küpü oldum, e-devletten servis kaydı açmak bile daha kolay inan.

    (bkz: çamaşır makinesi servisi)
  7. valla şekerim bu makineler artık eskisi gibi değil. annemin 90'lardan kalma arçelik'i hâlâ çalışıyordu, çeyiz gibiydi. şimdiki modeller iki senede bir arıza veriyor, servis çağırmaktan gına geldi.

    ya eskiden ne güzelmiş, bir kere alırdın ömürlük kullanırdın. şimdi her marka böyle, sadece arçelik değil, hepsi naylon oldu. yine de gönlümün bir köşesinde hep o eski arçelik var, o bambaşka bi şeydi.
  8. ben denedim söylüyorum diye başlayayım, 2019'da aldığımız arçelik çamaşır makinesi hâlâ tıkır tıkır çalışıyor ama o ilk iki yıl çektiğim çile bambaşkaydı. servis geldi gitti, bir türlü sıkma yapmayınca ben de sinirlerimi yedim. sonunda motordaki bir parçayı değiştirince kendine geldi, şimdi maşallahı var ama bir daha arçelik alır mıyım bilmiyorum. o günleri düşününce hâlâ içim şişiyor, evde huzur diye bir şey kalmamıştı.
  9. geçen ay anneme aldım, ben sipariş ettim ama ankara'ya gelince adım kayboldu ayol, kargo şubesi mi telefonu mu dersin bir sürü curcuna. neyse makine sonunda geldi de içine sığan kazaklar buharlaştı, kokusu bile yerinde. şimdiye kadar bulaşık derdinden açılmayan ailemi çamaşıra sarmış buldum. internette gördüğüm olumsuz yorumlar bence abartı, ben yaşadığımı söylüyorum çünkü ayoll.
  10. annemle ortak kararımız sonucu aldık, ilk yıkamada resmen gözlerimiz bayram etti. makinenin kapısından balkona kadar uzanan çamaşır kokusu... şu semtte çok mu yıkıyorlar anlamadım ama komşuların hepsi soruyor markasını.

    (bkz: beyaz eşyada marka takıntısı)