-
ben denedim söylüyorum, dolar market rafındaki fiyat etiketi gibi durmuyor. sabah bakıyorsun başka, akşam bakıyorsun bambaşka. arçelikten çamaşır makinesi alırken kur farkı diye bir şey ödedik, hâlâ içim sızlıyor.
-
ayol bunu bana soruyorlar hep markette filan, kimse semt esnafına gidip karaköyde kuyumcuya danışmıyor üç kat fazla hesabı geçiriyor sonra geliyor sızlanıyor. ben diyorum ki arkadaş bırakın koca bankacıları merkez bankasını yetkili ajansları kimin umurunda, siz dama oranın organik havuç fiyatını takip edin ondan hesap çıkıyor bazı şeyler nasıl olur diye.
mesela sayaçlara geçen gecede baktım amerika pahalı euro biraz makul ruble ne olacak biliyorum diyorlar net bilgi hiçbir kaynakta rastlamadım bizzat şahidim diyemem. valla ben dediklerimi anca sizleri el değdirmeden hissedersem söylerim, eğer destek direnç diye bir şey var diyorsanızda kaybedeni siz bilirsiniz kırkına basan o kadın belki kendini bankacı ilan etmiş gece on git borsasında değilsen kararsız kalayım. bende arçelik siyah tül var onla dolarla türk lirası ne olur hesaplayıp maaş aldığım bilinmez aman bir turşu gibi oldum.
-
iki tarafı da görelim, ne olacağını kimse tam bilemez ama türkiye'de kur artışı uzun zamandır tek yönlü gibi duruyor. yine de bir ekonomist gibi konuşmak yerine herkesin bütçesini düşünmesi daha doğru, bu iş ne yazık ki tahmin oyunu.
-
sabah dolar 41, akşam 43 olmuş, emekli maaşına zam ise ocak'ta geliyor; e-devlet ertesi gün kilitlenir, bir bildikleri vardır herhalde.
-
kasım 50, mayıs 55
-
kur tahminleri fal bakmak gibi, kimse yarını bilemiyor da benim derdim farklı, tl bazlı alışverişte ekran kartı fiyatları iki haftada nasıl değişiyor onu anlamıyorum. bir de şu var ki
kur miadını doldurmuş durumda diyenlerle aynı şeyi tartışıyoruz sanki.
-
bugün yine baktım doların haline, hani belki bu sefer bir şey olacak diye. içimden geçen o düşüşün hep bir başka bahara kaldığını görüyorum. herkes bir tahmin yapıyor, kimse kesin konuşmuyor, ben de bütün bir gün ekrana bakıyorum ama cevap yok. insan böyle olunca bütün parasını bir telefona bağlıyor sanki, sabaha bir şey değişmiyor.
-
burdan bakınca kur artık rakam değil de bir tür hasret göstergesi gibi geliyor bana. üç ayda bir izne gidince valiz biraz hafifliyor, gerisi aynı hesap.
-
sabah pencere kenarında çay içerken kur tabelasına bakar gibi bakıyorum, bir limon alırken bile elim lahmacun hesabına kayıyor. şehir de değişiyor, mahalle de, semt de; sadece ben aynı yerde bekliyorum, o da kuru koruyor.
-
faizlerle kur arasındaki bağlantıyı takip etmek bir yazılım güncellemesi gibi, bir sürüm sonra her şey yer değiştiriyor; veri gelmeden tahmin yazmak boşuna.
(bkz:
merkez bankası faiz kararı)