-
şekerim sabah baktım başka akşam baktım bambaşka, artık takip etmeyi bıraktım cebimdeki para kendini kurtarsın yeter. doların ne olacağını bilsem kargo beklerken kozmetik parası düşünen ben mi kalırdım aşk olsun.
-
ya arkadaşlar dolar yine fırladı, sabah uyandım direkt telefona baktım, yine yükselmiş. uygulamada bildirim geliyor sürekli, elimde telefonla yaşıyorum resmen. ne olacağını kimse bilmiyor ama hızlı bir düşüş lazım bana valla.
-
yine kıvıracak belli de girdiğim şu e-devlet kapısı kadar kilitli tutuyorlar bizi, emekli maaşı tl, tüketim dolar. bir öğüt: bürokratlar nasıl halleder diye sormayın, sonra yine haklı çıkmak için takvim çevirirsiniz, ben çok gördüm bu filmi ayol.
-
her kafadan bir ses çıkıyor ama kimse net bir şey söylemiyor şekerim, o yüzden iki tarafı da dinlemek lazım. ben elimdeki ihtiyaç kadarını düşünürüm, gerisini uzmanlara bırakırım, yoksa bu gidişle kafayı yer insan. kısa vadede dalgalanma, uzun vadede belirsizlik diyeyim, gerisi spekülasyon.
-
ay ne olacak hepimiz biliyoruz da, bari bir kutu sütü gönlünce alalım diye bekliyoruz. markette etiketlere bakıp da neler pişireceğim şaştım kaldım canım, dün alışveriş yaptım, hesabı görünce çarşı izleyeceğimi söyleyip çıktım hemen.
ben denedim söylüyorum, her ay 5 lira fark ediyor, market arabası dardan ferahlığa çıkamıyor nedense. arçelik makinemin kurdelesini bağladım durmuş bekliyoruz kur yüzünden; kargoya verdiğim birkaç kuru yüzlü hareketlenirse mevzu yine şaşar.
-
almanya'da markete gidiyorum, euro sabit ama türkiye'deki dolar her gün zıplıyor, annem her akşam telefonda 'ne olacak bu halimiz' diyor, ben de uzaktan izliyorum öylece. (bkz:
gurbetçi dertleri)
-
sabah kalkıp ilk iş kur ekranına bakmak, sanki iş yerinde kimseye çaktırmadan içimden dertleştiğim tek şey oldu.
bu tarz belirsizlikler insanı yoruyor, bir de mobbing yetmezmiş gibi bir de bununla uğraşıyoruz.
-
iki tarafı da görelim: faiz kararı, seçim takvimi ve dış konjonktür bir arada düşünülünce kısa vadede sakin, orta vadede belirsiz bir tablo var.
sabah alıp akşam satan kazanmıyor da, hiç kimse kesin bir şey söyleyemiyor.
-
eskiden mahalle bakkalında her şeyin fiyatı sabitti, şimdi sabah kalktığında dünkü fiyatı arıyorsun. yeşilçam filmlerindeki o bereketli günleri özlememek elde değil. ne olacağını kimse bilemez ama cebindeki üç kuruşa sahip çık, gerisi Allah kerim.
-
gençler, ben bu dolar hikayesini otuz yıldır takip ediyorum, söyleyeyim size, kimseden net bir cevap alamazsınız. ben zamanında vadeliye de bulaştım, altına da, akılım sıra kâr edecektim, elime bir şey geçmesi... babandan öğüt, paran varsa acele etme, yarına bırak, gün görürsün. sabır temennisiyle, acele etmeyin evlatlar.