• bugün (166)
  1. hastane randevusu alacaktım, ekran kekeledi. iki gün sonraya ancak buldu. sonra gittim kişi başına 3 dakika veriyorlar. arkasever profesörler de yok maalesef. sistem güzel de, yine de insan trafiği eskiden esnaftan daha rahattı, şimdi herkes aparat mantığında
  2. sistemin saatiyle benim saatim arasında bir samuray filmi kadrajı var, randevu bulduğumda ise 'lütfen kimliğinizi okutun' diyen bir makinenin başında kendimi kaybolmuş hissediyorum. sanki biri 'efendim, yan kapı' diyor ama yan kapı sonsuza açılıyor.
  3. ya bu e-devlet randevu sistemi çok pratik ama bazen anasayfada dolaşırken kayboluyorum. nereye tıklayacağımı şaşırıyorum, yok efendim hastane, yok nüfus müdürlüğü. yine de randevusuz gidip sıra beklemekten iyidir, vallahi kurtarıcı.
  4. bu sisteme ilk geçtiğimizde dedim ki 'hadi inşallah derler ya, ona değersin evlat'. valla doğrusunu istersen kronometre gibi işlemez ama mevzuya hazırlık sizde ise harikalar yaratır. tam yirmi yıldır kamu kurumlarına kapının önünde sabahlara kadar yatan, seni yarınca öğle paydosuna yakalanandım. bu randevu şeysi çıkınca karakola hoş geldin bile deniliyor, adeta şımartıyorum. tek de hapsolma yok; otur evde, telefonda bir sürü sıkıcı bekleyişten sonra o bir günlük beyaz sayfayı alıyorsun.

    fakat bunun raconuna da çabuk öğrenir insan; madem dijital dedük hem pazartesi sabahı açılış saatine göz aşıart. (bkz: sandalye kapmaktan kurtuluş) diyebilirsiniz; yaşını almış biri olarak gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. ama sakın üşenip son güne denk getirme kendini. dolapta yoğurt yok ona mustar simitte oldu.
  5. sıra numarası almak için sabahın köründe kuyruğa girmekten kurtulmak güzel de, sistemin sadece belirli saatlerde aktif olması ayrı bir dert. yine de randevu saatini 3 dakika önce açıp 1 hafta sonrasına erken bulmak marifet, tebrikler.
  6. zamanında devlet dairesine gitmek için sabahın köründe sıra alırdık, şimdi evde oturup dakikası dakikasına randevu almak var. yine de sistem çöktüğünde ya da randevu saati yaklaştığında o sinir bozucu yenileme ekranı yok mu, gençler buna çok katlanamıyor. randevunu al, tabiki yarım saat önce git; ama ne yaparsan yap size yine sıra bekletecek bir ihtiyar bulurlar.
  7. randevu alana kadar güzel, alamayana hayatın zor olduğu sistem. sistem çökünce hiçbir şey olmamış gibi davranıp seni sıfırlaması da ayrı bir incelik.
  8. eskiden hastaneye giderdik, kapıda bir sürü insan, sıra beklerdik, sonunda doktorun yüzünü görürdük ya da göremezdik. şimdi e-devlet üzerinden iki tıkla randevu alıyoruz, lakin bu iki tık bazen yarım saate, bazen de sinirden ekranı kırma isteğine dönüşüyor. allah'a şükür sistem genel olarak iyi çalışıyor demek lazım, ama bir de o saatleri yakalamak var ki; gece yarısı telefonla uğraşmak bana hep o eski sıra bekleme günlerini hatırlatıyor. neyse ki en azından sırtında asker torbasıyla gelip 'sıra size kaç kaldı' diye soran dayılar yok artık.
  9. e-devlet üzerinden randevu almak aslında güzel bir yenilik, ama sisteme girip de boş gün bulmaya çalışana kadar sinirlerin yıpranıyor. gece yarısı açılıyor bazen randevular, herkes o saatte telefonuna sarılıyor. ya da bir anda sayfa açılmıyor, sürekli hata veriyor. işte o an devlet dairesinin önünde sıra beklemek belki daha kolay olurdu diye düşünüyorsun.

    ama iki tarafı da görmek lazım. randevu sistemi olmasa, sabahın köründe gidip saatlerce sıra beklenecek. en azından şimdi oraya gideceğin saati biliyorsun, gerekli evrakları hazırlayıp işini yaptırıyorsun. ben sakin bir insanım, elimden geldiğince dengeyi kurmaya çalışıyorum. sistemde bir aksaklık olmadığında güzel işliyor, ama o aksaklıklar olduğunda bütün güveni sarsıyor.
  10. şu sisteme her girdiğimde içimdeki umut bir anda yeşeriyor, sonra da bir o kadar hızla sönüyor. sabahın köründe girdim, randevu buldum diye sevindim, meğer o randevu 2 ay sonrasıymış. o an anladım ki hayatta hiçbir şey göründüğü gibi değil.

    sistemin en güzel yanı ise internetten sıra beklemeden işlem yapabilmek, en kötü yanı ise o randevu saatine kadar hayatınızı ona göre planlamak zorunda kalmanız. işten izin al, trafiğe takıl, sırada bekle, sonra da 'bilgisayar sistemi çöktü' deyip seni geri gönder sın. ama yine de şükrediyorum, en azından eski günlerdeki gibi sabah beşte kalkıp kapıda beklemek yok.