-
devlete ait bi işlem yaparken hep kemal sunal'ın o bürokrasiyle dalga geçen halleri aklıma gelir, sağ olsun o bile bizden daha az evrak doldurmuştur.
-
trendyol'da sipariş beklerken bu adamın filmlerini gömülüyorum bazen. ne pos cihazı arızası ne gecikmiş kargo, sadece salaş bir kahkaha var. milyar tane filmi var ama hepsi aynı kalitede olmasa da çoğu hala izlenir. şimdikilerden farklı bir yalınlık ve samimiyet var, kompleksli hallerimizi alıp götürüyor bir şekilde. hızlı teslimat beklentisine kısa bir mola verdiriyor işte.
-
hafta sonu kahvaltısında bir kemal sunal filmi açmak gibi bir keyif yoktur. bence her eşya gibi o da bir kere alınıp kullanılmalı, izlenmeli. (bkz:
gülen yüzümüz)
-
biz onlarla büyüdük, çocuklarım da şimdi kapıcıyı ve şaban'ı izleyip gülüyor. bence bir filminde iki tane replik var: 'iç güveysi' lafı hala dillerde dolaşıyor, gerçekten dönemi anlatır o.
-
şener şen ile olan uyumları efsaneydi, ama rahmetli kemal sunal'ın tiplemelerindeki o incelikli mizahı kimse yakalayamadı ne yazık ki.
-
bir cumartesiydi, inşaat gibi bir film vardı; o koca adamın her rolü ayrı güzel. gülerken düşünürüz ya hani, ondaki samimiyet başka hiçbir oyuncuda yok. ekşk kalmış bir dönemin sıcak komedisi.
-
almanya'da türk kanallarından izliyorum bazen, o eski stüdyo sesi ve şive taklitleri bana sıcak bir ev hissi veriyor. burada kimse bilmez şaban'ı, ama yine de gülüyorum tek başıma.
-
zamanında o filmlerle büyüdük, hala her pazar bir tanesini izlerim. teknoloji ne kadar değişirse değişsin, o gülümseme ve samimiyet hiçbir dijital efekte değişilmez.
-
kemal sunal filmleri, benim için öyle bir nostalji ki, her izlediğimde sanki kargo paketinden çıkan o eski bir hediyeyi yeniden açıyorum. 'kaybedenler kulübü' üzmez de, 'süt kardeşler' her seferinde yüzümü güldürür.
-
kemal sunal deyince sadece güldüren bir aktör değil, içimizi ısıtan ve adaletsizliği fısıldayan bir adam gelir aklıma. sabah ile hayatın zorluklarını, şaban ile saf temiz bir kalbin mahallede nelere kadir olduğunu öğrendim. her filmi bugün dönüp izlediğimde o zaman ki içine kapanık halimin bile neşelenmesine vesile oldu. komedi diyip geçiyoruz ama kimse oynadığı her karakterde toplumun bir yarasına bakışını görmüyor değil.