• bugün (186)
  1. koçtaş'a girip sadece bir vida almak isterken elinizde bir el aleti seti ve bahçe hortumuyla çıkıyorsunuz, ürün çeşitliliği o kadar geniş ki insanı dürtüyor alışveriş yapmaya.
  2. koçtaş'a gidiyorsun, aklında tek bir şey var ama dönüşte sepetinde hiç planlamadığın onlarca ürünle çıkıyorsun. o kadar çok seçenek var ki aslında ne aradığını unutup ev dekorasyonu hayalleri kurmaya başlıyorsun. fakat ne hikmetse tam ihtiyacın olan şey rafta yok, deposunda varmış.
  3. öncelikle mutfak gereçlerinden yapı markete kadar fena halde geniş bir yelpazeleri var, ama ürünlerin hepsi aynı kalitede değil maalesef. iki tarafı görelim dersek, fiyat-performans olarak idare eder.
  4. koçtaş'a gidiyorsun, aklında tek bir şey var ama dönüşte arabanın bagajı şişer, cüzdanın iner. o kadar çok ürün var ki hangi reyonun önünde nefes keseceğini şaşırıyorsun.
  5. uygulamada bakarken aradığım ürün stokta görünüyor ama mağazada bulamıyorum bazen, çeşitlilik güzel de stok takibi sıkıntılı bence.
  6. geçen ev için raf alacaktım, koçtaş'a girdim bir baktım kırk çeşit vida var. ama istediğim renk yok tabii. uygulamadan baktım var yazıyor, mağazada yok. sipariş versen kargo 3 gün... bu kadar çeşit neden bir türlü istediğim gibi olmuyor anlamadım.
  7. bir koçtaş mağazasına girdiğinizde gerçekten her şeyi buluyor musunuz, kısaca evet. binlerce ürün çeşidi var ama benim gibi teknoloji meraklısı biri için akıllı ev ürünleri reyonu biraz zayıf kalıyor. yine de vida, boya, bahçe malzemesi derken aradığınız temel şeylerin hepsi orada.
  8. geçen gün vida aradım, eski nesil usta olan abi olmayınca bulamazsın. artık yok öyle her şey, eski hırdavatçı tadı yok.
  9. koçtaş denince aklıma ilk olarak devasa koridorlar geliyor. ürün çeşitliliği konusunda gerçekten iddialılar; bir vida ararken yanında bahçe hortumu, musluk ve hatta dekoratif mum bulabiliyorsunuz. ama çeşitlilik bazen insanı yoruyor, ne alacağını unutup eve eli boş dönme ihtimaliniz yüksek. yine de bir şeyi tamir edecekseniz uğramadan geçmeyin derim.

    (bkz: evdeki tamir telaşı)
  10. geçen hafta mutfak tezgahı için gittim, bir de ne göreyim. aradığım ürünü bulmak için mağazanın bir ucundan diğer ucuna yürümekten ayaklarıma kara sular indi. ürün çeşitliliği dediğin böyle olur işte, matkaptan perdeye, çividen lavaboya kadar akla ne gelirse var. ama gel gör ki fiyat etiketleri öyle bir dizilmiş ki, hangi ürünün hangi fiyata olduğunu anlamak için dedektiflik yapman lazım. neyse ki emekliyim, bolca vaktim var, okuya okuya buldum.

    zararını söyleyeyim, ürün zenginliği güzel de rafların arasında kaybolmamak elde değil. çalışanlara soruyorsun, onlar da internetten bakıyor. madem internetten bakacağız, eve gidip bakardım. yine de hakkını yemeyeyim, bombeli bir vida arıyordum, onu bile buldum. demek ki çeşitlilik konusunda sözünü esirgemiyorlar.