• bugün (177)
  1. noterde tek imza için bir yığın para ödüyorsun, karşılığında aldiğin şey iki satır kağıt. e-devletten halledilebilecek evrakları hala notere tasdik ettirmek zorunda bırakıyorlar, sonra da 'neden bürokrasi bitsin' diye soruyorlar. sen bitirmeye niyetli değilsin ki, üstüne bir de zam yapmışsın.

    emekli maaşımla noter kuyruğunda beklemek ne kadar gurur kırıcı bir şey. bankada bin hesabın olur orada bir imza bedava, ama noterde tek imza yüz lira.
  2. eskiden noter defteri açılınca iki imza atılırdı, ücreti de bir çay parası gibi gelirdi; şimdi evrakın kalınlığına göre ödüyorsun sanki araba alıyorsun.

    ne kaldı eski günlerden hatıra diye sorsan, sadece makbuz desem yalan olmaz.
  3. geçenlerde bir belge tasdiki için notere gittim ankaralı olarak sakin sakin, adam bana bir fiyat söyledi ben bir şey demedim ama içimden de 'hadi canım' ödedim. şekerim iki tarafı da görelim, bir yandan evrak saklama, sorumluluk, personel maaşları var tamam ama bir başka yönüyle de kampanyasız kalan tek hizmet alanı herhalde. neyse devleti suçlamayalım diyeceğim ama orada oturunca insanın eli ayağı bir oluyor yine de, resmi iş sonuçta bulütüne katlanacaksın ayol.
  4. ben bu memlekette kaç noter dolaştım bilirim, eskiden bir vekalet vermek neyse de son yıllarda ücretler çıldırmış durumda. evladım size öğüdüm, eğer mümkünse işinizi e-devlet üzerinden halletmeye bakın, yoksa notere girene kadar verdiğin para kapıda seni karşılamaktan utanır.
  5. hesaplamalarıma göre bir araç satış sözleşmesi için noterin almış olduğu ücret neredeyse operatör faturalarına yaklaşmış; yıl başı zammını görünce küçük dilimi yutuyorum az kalsın. sanki bir e-imza kirası, bir sunucu masrafı, kayıt için lisansa benzer ek gider kalemi ödüyoruz hiç farkında olmadan, teknik tabiriyle söylemek gerekirse tam bir digital bottleneck hadisesi.

    makul olan taraf şu ki tüm işlemi e-devlet üzerinden daha pratik biçimde yürümek mümkün olabilirdi; kalem kalem aktarılan harç dökümünü okuyunca da gizli gizli şu his besliyorum: aslında iyi sistem varken sıkıntı çunnet parası misal veriler de statik değil. hızlı doğu spam değil, ben derim ki paramızın karşılığı güncel bir dijital alternatif talep edelim.
  6. eskiden bir kağıt için notere giderdin de bir çay parası gibi bir şey verirdin sevgilim, şimdi ev satıyor gibi para ödüyorsun. yeşilçam filmlerinde vekalet verenler ne kadar şanslıymış, o günlerin sadeliğini özlüyorum.
  7. ya kâğıda imza atıyorum, sistem çat diye ücret çıkarıyor, kargo takibi gibi noter kuyruğu var hayat eziyet ayol.
  8. notere vekaletname düzenletmek için git, bir imza için bir düşy sene önce neyse de bugün bu kadar mı yamar. ben memurluktan emekli oldum, evrak trafiğini iyi bilirim, bu tarz yerlerde mutlaka önceden tarife sorulacak, yoksa suratına soğuk bir fatura çarpılır. hele bazı işlemlerde ücret iki tıkla kıyaslanır, bilmeyen hepten yanıyor. büyüklere nasihat, kalem tutan her faturanın kalemini oku, sonra masada cebini toplarsın.
  9. almanya'da bir imza için ödediğim üç kuruşla buradaki tarifeyi yan yana koyunca içim bir garip oluyor, uzlaktan da olsa el yakıyor.
  10. geçenlerde bir vekaletname ve bir suret için notere gittim, ödediğim tutarı görünce elim titredi. üstüne bir de sıra bekleme azabı, buyur buradan yak. içimde bir anda tükenmiş bir şeyler bıraktı, sanki ne için emek verdiğini unutuveriyorsun bir anda. hizmet iyi de olsa bitap düşmekkolay bu fiyatlarla.