• bugün (187)
  1. her liste bana hayatımın bir şarkısını vermiyor, tamamdır ama niyeyse metroda fecus canıma erişti, insan bin-bir gece dizisinden yol arkadaşı derler, ne mutlu ki enerjim yalnızca soundtrack'te. liste isimleri duvar yazımı gibi içli, kendi güftem kabuslarımdır ama cihanda yine ötesi yok.
    (bkz: ses yalnızlığı küçük şarkı)
  2. yıllardır bu platformda listelerimi özenle düzenlerim, ama algoritmanın beni hâlâ '80'lerin en iyi slow şarkıları' diye bir listeye sokmasına bir anlam veremiyorum. gadget merakım var diye herhalde beni retro sanıyorlar.

    algoritma dediğin şey, bir mühendis harikası. ama benim 'temizlik yaparken çalacaklar' listemle 'iş toplantısı öncesi dinlenecekler' listem arasındaki farkı henüz çözemedi. neyse, bu da bize öğretiyor ki makine bile bazen insan ruhunu çözemez. yine de listelerimi kendim yaparım, algoritmaya inat.
  3. eskiden kaset doldururduk, radyodan şarkı kaydederdik, şimdi spotify çalma listeleri var da ruhu yok gibi geliyor bana. insanın kendi emeğiyle hazırladığı bir liste, algoritmanın önerdiği listeden çok daha kıymetliydi eskiden. bu tarz dijital kolaylıklar bize bir şeyler kazandırdı ama o eski heyecanı da alıp götürdü sanki.
  4. efendim ben eski usül kaset doldururdum, şimdi gençler liste yapıyormuş. neyse ki şu e-devlet gibi kolay olmuş, yoksa sgk sırası gibi beklersin şarkı bitene kadar.
  5. ben gençken kaset biterdi de ters çevirip dinlerdik, şimdi çocuklar liste diye bir şey yapmış, biz senelerdir liste dışı yaşıyoruz oğlum.

    kırk yedi yaşındayım hala şu hesap şifresini unutuyorum, allah aşkına bir de çalma listesi yapmayı öğren deseler sınav kağıdı gibi ter dökerdim herhalde.
  6. benim en sevdiğim şey, bir çalma listesine o senenin tüm halini sıkıştırabilmek. iş yerinde biri bir şey dediğinde, ben eve gidip o günü tek bir şarkıyla damgalıyorum, sonra altı ay sonra açıp bakınca bir anda o odada oluyorum yeniden. tabi biri mutlu listelerime bayram ediyor, ben en çok o kimsenin bilmediği gece listelerimi seviyorum.

    karışık çalma listeleri bana hep söz verdiğim yerler gibi geliyor, bir kısmı tutulmuş, bir kısmı tutulmamış. şimdi kimse sormasın ama benim bir de 'beklemedeyiz' diye bir listem var, üç şarkı eklediklerim dışında kimse bilmiyor. işte insan çalmaya devam ediyor, biraz da sussun diye.
  7. memleketteki arkadaşlarla paylaştığımız bir liste vardı, şimdi uzaktan açıp dinliyorum da sanki istanbul'un o kalabalık sabahına dönüyorum bir anda. abur cubur gibi çalma işte, hem acıtıyor hem iyi geliyor; buralarda kimse anlamıyor bu şarkıların yaptığını.
  8. spotify çalma listeleri arayüzü pratik olsa da eskinin kaset ve plaklarındaki o emekli sıralama hissini hiçbir yerde bulamıyorum, bir şarkıyı dinlemek için sanki bir ritüel vardı eskiden. şimdi ise sabahtan akşama kadar ne varsa önüne düşüyor, çalma listesi deniyor ama ben yine de eski radyo programlarını ve o dönemin atmosferini özlüyorum.
  9. gençken kasetleri kalemle sarardık, şimdi çocuklar parmak kaydırıp yüz tane liste yapıyor; kulaklığı takıp üç dakikada şarkı değiştirmek marifetse buyurun biz de öğrenelim, ama albüm sırasıyla dinlemenin tadı bir başkaydı, unutmayın.
  10. emekliliğim çalgı çengi markete gidip gelmekle dillere destan oldu, şimdi de spotify bana hiç hak etmediğim çalma listeleri önerip duruyor. bin pişmanım diyemem ama arşivim türk sanat müziğiyle otoban protestolarını bir arada sunuyor. ha, bir de şu algoritma var, sanki sgk sırasındaki bürokratlar düzenlemiş; ne soruyorsan cevabını vermiyor, başka şarkıya yönlendiriyor.