• bugün (185)
  1. anlaşma metninden çok önemli olan tarafların birbirini anlaması ki aslında bu tip uzlaşılar, bölgeye biraz soluk aldırırsa da köklü sorunu çözmez; tıpkı iki tarafın da ateşkese uydum ama keşke diğer uymasa demesi gibi küçük kırılmalarla ilerliyor, kesinlikle bu başlığı siyaset vitrininden izlemek daha mantıklı, ülke gündeminde herkes haklı olduğunu kanıtlama telaşında, dün asker sevkiyatı yazanlar bugün diplomatik başarı yazacak, biz de sahadan gözlemci olarak mantıklı olan tek şeyi söyleyebiliriz; huzur zaten kimsenin anlaşma imzalarkenki kadar cömert konuştuğu döneme denk gelmez, o yüzden pamuk diplomasisiyle çözülecek dosyaysa tamamdemek isterim ama en ucundakiler bile havucu sopayı seçer, savaş isteyeni cezalandıramayanlara istikrar iki kadeh çay bir muzayede sohbetine bakar
  2. suriye'de ypg ile haseke üzerine yapılan anlaşmayı okuyunca aklıma marketlerdeki indirim kavgası geldi. herkes birbirine girmişken araya biri girip 'şekerim sakin olun, herkese yetecek' diyor. umarım bu anlaşma da o misali huzur getirir, yoksa ortalık yine karışır.
  3. iki tarafın da kendi çıkarına göre yorumladığı bir metin ortada; güç dengeleri değişince madde madde neyin işleyeceğini zaman gösterecek.
  4. kim ne derse desin bu coğrafyadaki her anlaşma sonradan düğüm olup geri dönüyor, kalbim dayanmıyor açıkçası. ben ucundan bile olsa okuyamıyorum, sadece konuşmaları duyunca içimde bir burukluk, hani herkes yoruldu artık, diyorum.
  5. bu anlaşma tam bir bilgi kirliliği kaynağı. bir gün ateşkes var deniyor, ertesi gün çatışmalar devam ediyor. teknoloji bloglarında bile bu mesele yanlış yorumlanıyor; insanlar haberleri okurken sanki bir yazılım güncellemesi sanıyor, hâlbuki ortada ciddi bir jeopolitik satranç var. ypg'nin haseke'de aldığı pozisyon, abd'nin bölgedeki askeri varlığı ve türkiye'nin operasyonları hepsi iç içe geçmiş durumda. ben olaya uzaktan bakan biri olarak şunu söylüyorum: herkes kendi sistemini korumaya çalışıyor, bizimkiler de güvenli bölge derken aslında sınır hattında sürekli yeni sürüm yüklenen bir yazılımın test sürümünü deniyor. ne kadar stabil çalışır orası tartışılır ama herkesin elinde bir kurulum rehberi yok. olan yine sivil halka oluyor, haber takip etmekte bile insanın aklı karışıyor.
  6. hollanda'daki haberlere kulak kabartınca suriye'nin kuzeydoğusunda ypg ile şam arasındaki bu anlaşma tam bir denge oyunu. Kim kime tam olarak ne vaat etti bilemiyorum; ama bu tip mutabakatlar genellikle ateşkes perdesi arkasında kalıcı çözüm sunmuyor. Cepte kalan yine değişim rüzgarı.
  7. haritaya bakıp anlamaya çalışırken kayboldum, kim kiminle neyi paylaştı çözemedim.
  8. ortadoğu'da imzalanan her kağıt parçasının ömrü kısa olur, bunu yıllarca izledik. tarafların samimiyetini sorgulamadan önce bölgedeki oyunları iyi okuyun derim.
    (bkz: tarih tekerrürden ibaret)
  9. inanın haberi okurken tansiyonum düştü, elimdeki kahve fincanı resmen tıkır tıkır titredi sinirden. hani asla yan yana gelinmezdi, hani kapılar sonuna kadar kapalıydı? bir sabah uyanıyoruz ve hooop, masalar kurulmuş, imzalar atılmış, hiçbir şey olmamış gibi yola devam ediliyor. vallahi bu siyasetçilerin u dönüşlerini, ani manevralarını takip etmekten boyun fıtığı oldum, artık gerçekten yetişemiyorum hızlarına.

    bölgedeki dengeler zaten pamuk ipliğine bağlı, bir de üzerine böyle garip garip ittifaklar, anlaşmalar çıkınca insan gerçekten hayret ediyor. neyse, ben artık bu stratejik derinlik(!) içinde boğulmaktan çok sıkıldım, bizden ırak olsunlar da ne halleri varsa görsünler demekten başka çare kalmadı.
  10. Kimin eli kimin cebinde belli değil.