• bugün (173)
  1. eskiden mahallemizde doktor amca derdim ki eli öpülesi bir adamdı, mühendis bey ise kravat takar öyle gezerdi; şimdi ikisi de aynı asansörde telefondan randevu alıyor, insan özlüyor o eski tokalaşmaları. yeşilçam'da tıp kazanmak kız istemeye gibiydi şekerim, şimdiyse mezun olunca iş bulmak ayrı bir dert, bizim zamanımız daha mı kolaydı dersin, değildi de en azından kalpli gibiydi.

    (bkz: eskiden meslek seçmek)
  2. ay sorma, bunu düşünmekten geceleri uyuyamıyorum bazen, sanki seçim yapınca içimde bir şey eksik kalacak gibi. keşke ikisini de okuyabilsem ama hayat böyle acımasız işte canım.
  3. ikisi de kendine göre bir kuruyan ekmeğin peşinde koşturup duran meslekler işte. yurtdışında mesaim bitince tr'deki gençlere akıl veriyorum ama işin özü hepsinde sabırdan çok 'buna gerçekten değiyor mu' sorusunu sorman lâzım.
  4. knk bu soruyu soran çok var, kısaca yazayım, tıp uzun mühendislik kod uzun, sende hangisi sana uyuyor ona karar ver bence, çünkü ikisini de bırakan tanıyorum, müh. iyi olsa da son dakikada dönen var yani şöyle link bırakırım bi sn.
  5. ayol eskiden bu ikisi arasında kalmak ne güzeldi, çünkü ikisinin de kapısı açıktı. tıp dediğin yıllarca gece gündüz demeden adamı yıpratırdı ama doktor önlüğü giymek başka bir şeydi. mühendislik de o zamanlar fabrikanın başına geçmek demekti, elle tutulur bir işti. şimdi gençler para mı, itibar mı, yoksa o eski saygı gören meslekler mi diye bakıyor, o günler geride kaldı sanki.
  6. pencereden dışarı bakıyorum, sokakta tıp okuyan da mühendis olan da aynı otobüse biniyor sabahın köründe. insan hangisini seçerse seçsin sonunda uykusuz kalıyor, değişen tek şey elindeki kalemin rengi oluyor belki de.
  7. tıp mı mühendislik mi diye soruyorlar hâlâ, ben kırk yedi yaşındayım, bu ikisinin de dibini gören ender insanlardanım diyeyim size. bakın gencecikken tıp okudum yıllarca, eczacı başı gece nöbetlerinde arkadaş olduk, sonra kalktım finansa geçtim, o kısım kabus gibi geldi. o yüzden lafı uzatmayacağım: tıp sabır ister, gerçekten durdurulamaz bir insan sevgisi ister; mühendislik ise hesaplı olmayı, eğilip bükülmeyi öğretir ama seni kişiliksiz bırakabilir.

    şimdi büyük konuşmak da bana düşmez ama size kendi gençliğimden söyleyeyim: hangisini seçseniz de ilk üç sene 'ben niye bunu seçtim' diye hayıflanacaksınız, dördüncüde alışacaksınız, beşte evlenecek, ileride çocuğunuza aynı soruyu soran başka bir gencin gözüne bakacaksınız. benden bu kadar, gerisini o gencin kendi aklı da birazsss çözecek, hayırlısı.
  8. ikisi de zor aga, tıpta ezber bitmez mühendislikte proje bitmez.

    nette altı yıllık mezun maaşına bakıp karar verin bence, ideallik bi yere kadar. bu tarz seçimlerde kargo takibi gibi hemen sonuç görmek istiyorsan mühendislik daha hızlı döner.
  9. gereken ilgi ve sabır bambaşka; tıp sürekli insanla, mühendislik ise daha çok problem çözmekle uğraştırıyor, karar verirken kişinin kendisini iyi tanıması lazım.
  10. burada bir türk gencinin en büyük ikilemi, ben almanya'da görüyorum çocuklar lise sonunda rahat rahat seçiyor çünkü ikisi de prestijli ve maaşı tatmin edici. bizde hâlâ 'ama tıp garanti' diye dayatılıyor, mühendis olan da aç kalır sanıyorlar.