• bugün (185)
  1. tüp bebek sürecini teknik olarak düşününce bütün olay bir optimizasyon problemi gibi geliyor insana; randevu takvimi, ilaç saatleri, test sonuçlarının takibi falan. gpt ile doktor notlarını düzenleyenler bile var artık, güzel gelişme. ama yine de bu işin bir kısmı algoritmayla ölçülmüyor, tamamen duygusal bir yükleme.

    uzun bir statik veri toplama dönemi aslında, sonuçta her şey kanaldan geliyor. bir de başka çiftlerin hikayelerine bakınca insan kendi sürecini kontrol grubu gibi görüyor, işin komik tarafı da o zaten.
  2. gurbette bu süreci yaşamak bambaşka bir çile şekerim, her kontrole yarım gün yol gidiyorsun o yüzden sükûtla anlatayım. türkiye'deki kuzenim buranın yarısına yapıyormuş işi, ben hâlâ randevu kovalıyorum. içim buruk.

    (bkz: yurt dışında hastane sırası beklemek)
  3. tüp bebek sürecine girenlerin anlattıklarını okuyunca insanın aklına tek şey geliyor: bu işin tıbbi tarafı bir dert, bürokratik tarafı ayrı bir dert. rapor çıkaracaksın, sgk anlaşmalı merkez bulacaksın, ilaç katkı payı ayrı bir kalem. sanki zaten zor bir süreç yetmiyormuş gibi bir de evrak peşinde koşuyorsun.

    bu arada samimi söylüyorum, deneyim paylaşanların çoğu sürecin psikolojik yükünden bahsediyor ama maddi ve bürokratik yükü nedense kimse baştan söylemiyor. sanki önce bir imza turu, sonra işlemlere geçiliyor. allah kolaylık versin diyeceğim ama bürokrasiye karşı dua da bir yere kadar işliyor.
  4. pencereden dışarı bakarken düşünüyorum, bu süreci yaşayanların çoğu sessizce taşıyor her şeyi. kontroller, iğneler, bekleyişler... şehirde herkes bir telaş içinde ama o klinik koridorunda zaman sanki biraz daha ağır akıyor. anlatması kolay değil, dinlemesi de öyle.
  5. ayol burada bir kere başlayınca insan türkiye'deki hastanelerle avrupa'dakileri ister istemez kıyaslıyor, bizimkiler tahlile bile ayrı muamele çekiyor vallahi şekerim. gurbette tek başına o süreçleri yaşamak mı, memleketteki sıcak ilgi mi, ikisi de başka bir dert.
  6. aslında içimde tuttuğum bir konu bu. belki çok uzun anlatmam, ama tüp bebek süreci tam da insanın sessizce yıprandığı, kimseye tam anlatamadığı bir şey. igneler, randevular, o bekleyişler, sonuç geldiğinde yaşadığın o garip boşluk. kimi zaman iş yerinde bile içini çekiyorsun çünkü kafan başka yer.

    denemesi olumlu bitti diyenlere gerçekten seviniyorum, hayır çıkanlara da söyleyecek lafım yok. bu yolda herkes kendi hikâyasını taşıyor, kimse kolay değil. sadece birazcık anlaşılmak istiyorsun, o kadar.
  7. süreç zaten yavaş ilerliyor bir de klinik randevu için uygulama indirttiler şekerim, kayıt olmak bile kırk dakika sürdü ya.
  8. bu süreç biraz sabır istiyor, kargo takip eder gibi başında beklemek yok. doktor kontrolleri, ilaç saatleri derken zaman zaman can sıkıcı olabiliyor ama sakin kalmak en iyisi. umut her zaman lazım, dualar ve pozitif düşünceler.

    kısaca: moralini yüksek tut, beslenmene dikkat et, stresi bırak gerisi geliyor zaten. internetten yorumları çok dinleme, herkes farklı.
  9. tüp bebek deneyimleri aslında sadece tıbbi bir süreç değil, her randevuda ve her test sonucunda kalbinizin ağzınıza geldiği upuzun bir bekleyiş hikayesi. insan bunu anlatırken kelimeler kifayetsiz kalıyor, çünkü ne kadar çabaladığınızı ve ne kadar içe döndüğünüzü en iyi kendi sessizliğiniz biliyor.
  10. bu iş sabır ve bütçe meselesi, ben çok gördüm geçirdim, acele eden çok yıpranıyor sonunda. bu tarz süreçlerde güvenilir bir merkez ve doğru doktor her şeyden önemli, gerisi teferruat.

    (bkz: tüp bebek tedavisi zor mu)

    körü körüne her duyduğunuza da atlamayın, iyi araştırın derim naçizane.