-
ya şu sınava hazırlanan gençleri görünce içim gidiyor, o stres bambaşka bir şey. sanki bütün hayatın o iki oturuma sığmış gibi hissediyorsun ama öyle değil işte. ben de girmiştim bir zamanlar, uykusuz geceler, sayısız deneme sınavı, annemin çayla bisküvi getirmeleri... hepsi geçiyor, inanın geçiyor. size tek tavsiyem, sınav günü kimsenin gazına gelmeyin, sadece kendi hızınıza güvenin.
-
yıllar sonra bile o sabahı, sınav salonunun önündeki kalabalığı ve avuç içlerinin terlemesini hatırlıyorum. pencereden dışarıyı izleyen bir çocuk gibi, hepimiz başka bir şeye bakarken hayat devam ediyordu aslında.
-
üniversite sınavı stresi çok tuhaf bir şey, insan gurbette bir otobüs durağında oturmuş bekliyormuş gibi hissediyor; bir taraftan türkiye'de olan biteni uzaktan takip ediyorsun, bir taraftan da senin kendi sabahın, dersanen, kendi terminalin. öğrenciler gece yarısına kadar çalışıyor, biz bilgisayar ekranından hallerine bakıyoruz ve içimiz burkuluyor. sanki sınav sadece kağıtta değil, zihinde de veriliyor; ailelerin 'oyyy kıyamam' deyişi kulağında çınlıyor. sonuç ne olursa olsun, bu ülkeye şöyle bir telefondan bakıp iç çekiyorsun.
-
ben de o strese girdim çıktım, sabah kalkıp heyecandan kahvaltı yapamıyorsan o stres bitmiyor ama inan ki kitapçığı açınca her şey yavaşlıyor.
ordan kargoyla ne bekliyorsan aynen öyle oluyor, bir sipariş verdim kırk gün bekledim gibi, sınav da bir anda bitiyor işte.
-
eskiden bu stres diye bir şey yoktu şekerim, çocuklar sınava girerdi, kazanırdı ya da kazanmazdı, hayat devam ederdi, şimdi ise her şey bir tık'a bakıyor ve herkes triplerde.
neyse ki torunum bu sene girecek, ona bol bol dua edeceğim, sonuç ne olursa olsun kendisi kıymetlimiz.
-
bu stresi biz de yaşadık, o masada ter döken herkesin hâlini çok iyi anlarım, annen baban da senin kadar heyecanlıdır şimdi.
ama şunu unutma evladım, sınav bir kapıdır, hayatın tamamı değildir; tut ki kazanamadın, dünyanın sonu gelmez.
-
ben o çamaşır makinesini kaç kere bozdum da sonunda doğru programı buldum, bu sınav da tıpkı öyle işte. ne giysen ne yesen fark etmez şekerim, sakin kalıp tek tek çözünce halloluyor.
-
türkiye'de bu sınav çocukların hayatını bütünüyle belirleyen bir ritüel haline gelmiş; buradan bakınca insan ister istemez sınav sisteminin insanı ne kadar tek tipleştirdiğini düşünüyor. ama gurbette geçen yıllar bana şunu öğretti, o stresin içinde kaybolan enerji aslında hayat boyunca başka yerlere harcanabilirdi.
(bkz:
yks öğrenci psikolojisi)
-
istediğin bölüme bir adım kala sen bir taşta ailesinin gururu olamayan ferdin olarak kalırsın. girdiğin şey bir kağıt kalem sınavı ama sanki sen yıl sonu sebze mavisi alınmış her şey annemin soğuk mutfağında heybetli fiş km
-
ben o sınavlardan geçtim, bu stresi iyi bilirim; ama gençlerdeki heyecanı görünce içimden 'oturun sakin olun' demek geliyor. şu an her şey çok daha zorlu görünüyor ama zamanla her şeyin üstesinden geliniyor, sadece nefes alıp devam edin.