• bugün (161)
  1. pencereden dışarı bakıyorum, hava bulutlu, şehrin üstünden bir otobüs seti geçiyor, uzaktan çalıştığım için o otobüse binmek zorunda değilim ama yine de bir tuhaflık var, insan evden işe gider gibi bir ritim özlüyor, sabah saat dokuzda bilgisayarı açıp aynı semti görmek insanın ruhunu biraz solduruyor, şimdi taşınmayı düşünüyorum belki bir mahalleye geçsem bu kez teraslı, uzaktan ofis hayatına renk katar dedim ama balkonlu bahçeli kiralar o da imkanlı değil zaten.
  2. eskiden işe giderken yolda birbirimizi görürdük, çay ocağında muhabbet dönerdi, o ayrı bir alemdi. şimdi herkes evinde, ekran başında robot gibi toplantı yapıyor. kolaylık tabii, trafik derdi yok, ama o eski ofis kokusu ve kahve sohbetleri yok. bence bu işin tadı tuzu kaçtı biraz.
  3. ben evde çalışırken yılların tecrübesiyle diyorum ki fırından çıkan yemeğin kokusuyla toplantıya girmek zor iş. pazar arabasıyla marketten dönerken telefonla iş görüşmek neyse de kargoyla gelen malzemeler hangi odaya konacak şaşırıyorum. süpürgeyi çalıştırırsan müşteri sesin gelmediğini sanıyor, yemek yaparken mutfağın köşesinde laptopu dengelemek ayrı marifet. ama insan bir düzen kursa, ev işiyle iş işte böyle yürüyor, yeter ki kargo saatlerinize dikkat edin.
  4. evden çalışmak ofisteki o kahve kokusunu, koridorda karşılaştığın muhabbeti hiçbir zaman tutmuyor; ekranın arkasında herkes yalnız.
  5. herkes evde mutlu mesut çalışıyor gibi görünse de işin içine girince anlıyorsun ki mesele sadece saatler değil, internet bağlantısı kesildiği an o 'ben buradayım' moduna girmek bile yetmiyor.
  6. pijamayla mesai yapmak harika ama bir bakıyorsun kargo kuryesi kapıda beklerken ekran paylaşımı yapıyorsun. yine de trafik derdi yok ya, razıyım.
  7. biz orada saat dokuzda iş başı yapıyoruz, sen burada ilk mesajım ofis selamıyla akmıyor bile.
  8. donanım ve bağlantı hızı her şey demek; özellikle güncelleme gelirken toplantıya girme anksiyetesi yok mu, işte onu ancak yaşayan bilir. gerçi yüz yüze gelmiyorsun ama ekran başında geçen süre bazen ofistekini aratıyor, gözler yorgun ve sırt ağrısı kaçınılmaz.
  9. açıkçası ilk başlarda herkes ne güzel evden çalışıyoruz diyordu, sonra iş teslim saatleri eridi, mola denen şey kalmadı. yalnız çalışınca insan sesini duymaya hasret kalıyor, mobbing görünmez oluyor ama izi kalıyor içte. yine de dört duvar arasında bile bir imza gibiimsidir yazının köşesi.
  10. bizim bir önceki mesaiyi işte uzaktan çalışmıyor diye şutladılar, laptopu alan erken kalkıyorlardı ama sgk pir kesilmedi bilmem ne, şimdi kasım gibi kış gelince ofise gelenlere taziye ziyaretine bile ganderiz yok canım, düzelen bir şu e-devlete sunduğum sigortam devlette kağıttan oy vermeyim bile, zaten mutsuz gitsem boşa nefes tüketiyorum ey devir.