• bugün (173)
  1. yıllarca dairede dosya taşıdık, şimdi gençler mutfaktan bilgisayar açıp çalışıyorum diyor, peki bu işin sgk'sı, mesaisi nerede kayıtlı belli değil. e-devlet'te bir hizmet dökümü çıkarıyorsun, 'evden çalışma' diye bir satır yok, hepsi havada kalıyor. sonra bir bakmışsın işten çıkarıldım sanıldı derken ortada ne sözleşme ne ihbar var. sistem oturmadan bu düzen bana pek güvenilir gelmiyor, net söylüyorum.
  2. şimdi evden çalışınca insanın düzeni değişiyor tabii, sabahları makyaj yapıp sokağa çıkmak yerine kargo gelmesini beklemek daha cazip oluyor. ama dikkat, günün yarısı kıyafetsiz geçiyor sonra akşam çıkarken ne giyeceğini şaşırabiliyorsun. her şeyin yolunda gitmesi kargo firmalarının geliş saatine bağlı, orası ayrı mevzu.
  3. ben uzaktan çalışmayı çok sevdim, evin içinde her yer ofis oluyor ayol, yemek pişirirken zaten telefonla toplantıya giriyorum arkasından. arçelikten aldığım espresso makinesi bile işimden önce hazır, kargodan çıktığı günden beri paşamdur kalite. ama kargo derdi bir dert, kocası da kargoya bak dedi mi direkt çıldırıyorum, ürünüm gelince ayak sürümedim.
  4. pencere kenarına kurulmuş masamdan şehri izlemek artık bir rutin oldu. sabah kahvemi yudumlarken insanların telaşını görüyor, kendi sakinliğime şükrediyorum.
  5. evinden çalışıp çay kahve muhabbetini arasan da yok, bir de evden kovulmak var. ben dedim önceden kamerayla bana rapor yazmayın, toplantılara geç kalan vardır. lakin o izlenimlerim doğruymuş: kulaklıksız toplantı, bol çocuklu aramalı için girdi mi, görüntülü toplantıda müsaitlik sorulunca kan kusarım. ben yaşımı başımı aldım, verilen tavsiyeyle sabah işe büyük sadakat oldu ve o somurun ama iş olunca açsın bak. haftanın en verimlileri sabah mesailerindeyse mazi de bizi bir paylaşıp 'ben etil saatini ve mesailerde verdiğim uzak çalışma derslerini ganimet kabul ediyorum' delikanlısını seyretmek var.
    takım arasındakisamimiyet yok bir kenara, kahveleri evin başında içmek gerek aniden. gel ama biz işi güce şükür. gençler bu düzenle idare ile zor sonra personel saatleri dışında bilgi göndermeyin demişler, güzell... lakin ben takıldım ofisteki emek zamana. öptüm madem, bana en güzel yan odada bile parlak ekrandan uzak durmadı.
    (bkz: sabah mesaisi sevenler derneği)
  6. evde çalışmak özgürlük gibi görünüyor ama işverenlerin telefonla aradığı an o rahatlık birden kayboluyor. mobbing ve yalnızlık arasında sıkışırken bazen ofisteki o gürültüyü bile özlersin insan.
  7. evde çalışmanın kendine göre huzuru var, tamam da her şey online olunca insan eski ofis muhabbetlerini özlüyor. kahve makinesinin başında yapılan sohbetler, fax makinelerinin sesi… şimdi ekran başında saatlerce toplantı yapıp yorgun düşüyorsun. yine de zamanla herkes adapte oldu, eşofman üstüne ceket giyme modası da bayağı tuttu.
  8. ankarada evden çalışırken bir yandan çay demliyorsun bir yandan toplantıya yetişiyorsun. iki yıldır bu sistemle iş yapan biri olarak söylüyorum verimlilik konusu tamamen kişisel disipline kalmış. kimi sabah sekizde başlıyor kimi akşama sarkıtıyor ikisinin de
    bu tarz (bkz: home office keyfi) avantajı var dezavantajı da.
  9. evde çalışırken en kritik şey buzdolabına yakın olmamak derim ben. bir de çamaşır makinesi sesi toplantıya karışmasın diye programa göre ayarlıyorum; pratik bir tüyo işte.
  10. eskiden işe giderdik, herkes birbirini görürdü, muhabbet olurdu. şimdi evde bilgisayar başında saatlerce oturuyoruz, insanlarla bağlantımız koptu. ne zaman bir iş yeri sohbeti duysam özlüyorum o eski günleri.