• bugün (168)
  1. eskiden bir televizyon alırdın, on sene çalışırdı, şimdi iki yıl dolmadan arıza veriyor, o eski vestel günlerini özlüyorum, insan ister istemez eskiye gidiyor.
  2. vestel televizyon alacaklara öncelikle sabır diliyorum. çünkü bu markayla olan ilişkiniz bir elektronik eşya ilişkisinden ziyade, zamanla sınanan bir bağlılık hikayesine dönüşüyor. kumandası elinde kaldı, görüntü arada bir solar gibi oldu, ses kendi kendine yükselip alçaldı derken; ''amaan, her şeyin hayırlısı'' diyorsunuz. eskiden olsa bir arıza olduğunda ertesi sabah tamirci kapıya gelirdi, parça bavuldan çıkar, iki lehimle cihaz yola devam ederdi. şimdi servis randevusu alıyorsunuz, üç gün sonra arıyorlar, ''anakart değişecek'' diyorlar, bir de haber veriyorsunuz ki yarı yarıya yenisini almışsınız. yani o eski kafayla alışveriş yapmanın vakti değilmiş bunu anlıyor insan ama yine de ''yerli malı'' muhabbeti gönlü bir hoş ediyor. iyi tarafları da var elbette: fiyat-performans dengesi hiç fena değil, özellikle uydu alıcısı yerleşik olan modellerde kanal geçişi pratik, ekran parlaklığı da yeterince tatmin edici. hele smary özellikleriyle youtube'a, netflix'e girme keyfi, bizim zamanımızın ''üfff şimdi ne izlesek'' muhabbetini epey bir rahatlatıyor.

    kısacası alacaksanız içiniz rahat ama eliniz temkinli olsun; vestel tam olarak ''iyi gün dostu'' diyebileceğimiz bir marka. hakkını tamamen yemeyelim, canavar gibi çalıştığı zamanlad to zamanla anıyor insan, o zamanlan sızlatıyor omzunu. uzun ömürlü olsun, bozulmasın diye dua etmekten başka çare de yok gibi görünüyor. bir de unutmadan ekleyelim: garantisini ilk günden uzatmakta fayda var, yoksa fatura tarihini hatırlamak için evi karıştırıyorsunuz.
  3. televizyonun arayüzü eskiden tuşlu telefon gibiydi, şimdi akıllı oldu diyorlar ama hala bazen kendi kendine kapanıyor, sanki alt yazı tabelam var pcb sürümü eksik gibi. genel geçer bir f/p ürünü, anime izlerken bile renkleri fena değil ama bir daha alır mıyım kararsızım
  4. vestel televizyon dediğin baba evinin salonunda bana gece yarıları ışık tutan şey, hâlâ çalışıyormuş o eski tüplüden mi bahsetmiyorum, yeni smart modelini alalı beri her akşam biraz daha sustu sesi, ama bir odaya sığan bir balkon manzarası gibi açıyorum bazen ahizesini hissedip izliyorum, ne yapalım koca bir köy hayatı sığdırdı her bir evimize, kumandasının kızılötesi ışığı bana eski mahalle lambasını çağrıştırıyor.
  5. kırk yıllık hayatımda bunca televizyon değiştirdim, ama vestel'in yeri bende ayrıdır. bilirsiniz, eski tüplü vesteller vardı, düğmesine bastın mı o meşhur sesi çıkarırdı, ekranı az buz gibi olurdu. şimdiki akıllı televizyonlar bir bastın mı bana mısın demiyor derken, bir de bakıyorsunuz kendini kapatmış. uyku moduna geçmek nedir ya, benim eski vestelde uyku modu yoktu, kapat dedin mi kapanırdı. yine de yorumlarım şu yönde; giriş seviyesi bir televizyon arıyorsanız, fiyatına göre idare eder. ama 'ben nostalji yaşayacağım' diyorsanız, eski tüplüleri pazardan toplamaya devam.
  6. televizyonu alalı iki yıl oldu, pencereden kuşları seyreder gibi hala görüntüyü anlamaya çalışıyorum.
  7. almanya'da otururken vestel almak cesaret ister aslında ama nedense türkiye'deki akrabalar hep bu markayı tercih ediyor. ben uzaktan takip ediyorum tam bir karmaşa: internet forumları dolu, kimi "canavar gibi, beş senedir patlamadı" derken kimi "üç ay oldu, anakart gitti" yazıyor. en enteresan yorum şu; diyor ki "ses sistemi berbat, hoparlör kısmını metal bardakla bastırınca düzeliyor". bu insanın gülümseten bir özverisi var açıkçası. vestel, şöyle düşünün: paranız yoksa iş görür, paranız varsa gözünüz samsung'da kalır. ama her şeye rağmen en kolay servis bulan markalardan biri yine de.
  8. annemde bir vestel var, iki yılda bir tane daha alıyormuşuz gibi hissediyorum. akıllı kumandası bazen kendi kendine kanal değiştiriyor, ben de içimden 'bari sen karar ver' diyorum. garantisi bitince tamirciyle arkadaş olduk resmen.