• bugün (183)
  1. eskiden kaseti takar içinden seçerdin şarkıları, şimdi algoritma sana ne dinleyeceğini söylüyor, içim burkuluyor.
  2. güncel algoritma iyi ama tarzları tekrara düşürüyor bazen. iki tane slow şarkı dinledin diye akşama kadar melankoli listesinde gezdiriyor insanı, bazen ofis dinlenecek kafa yok mu yani. bir dereceye kadar fena değil, kendi listeni yapınca daha samimi oluyor, keşif kısmında dünya müziklerine de el atsalarmış bol çeşitlilik fena olmazmış, alt tarafı bir algoritma ağlıyor işte.
  3. herkes sanki dj olmuş, şarkıların sırası bile belli bir anlam taşımalıymış gibi milleti sıkıyor. oysa eskiden radyo ne verdiyse onu dinlerdik, işte ona kimse itiraz etmezdi.
  4. algoritmanın önerdiği listeler bazen çok isabetli oluyor bazen de tamamen rastgele şarkılarla dolu, o yüzden kendi zevkime göre manuel düzenleme yapmadan kullanmak bana pek mantıklı gelmiyor.
  5. çocuklar spotify'da gece gece chill falan dinliyor da ben anlamıyorum bu işlerden. eskiden kaset çalardık b side a side derken şimdi bir algoritma sana hayatını şekillendiriyor. ben kendi listemi yaptım bilgisayar başında çalışırken açıyorum ama yine de bir türkü olmayınca tadı çıkmıyor, eşek değilim ki otomatik çalma listelerine güveneyim.
  6. herkes kendi ruh haline göre liste yapıyor da benimkiler hep aynı 10 şarkıdan oluşuyor. algoritma ne kadar zorlarsa zorlasın, o liste değişmiyor. (bkz: spotify playlist çöp olunca)
  7. herkesin listesi aslında ruh halinin dijital bir haritası, dün gece sildiğim bir slow parça bugün başıma iş açtı. keşke herkes "sabah sporu" listesini public yapsa da gizlice inceleyebilsek; bazıları tam bir kaos, bazıları ise kusursuz bir entropi yönetimi.
    (bkz: playlist mahremiyeti)
  8. spotify'ın çalma listeleri filan derken, aslında tamamen ruh halimize göre şekilleniyoruz. 'hi hüzünlü şarkılar' la 'sevgiliye sitemler' listelerinin arasında gidip geliyoruz. kimi gün kendimizi çok iyi hissettiriyor, kimi gün kötü bir hatıra olan şarkıyı çalıp gözlerden sıcak yaş akıyor. benim favorim ajda'nın bir şarkısı, ama bakıyorum da bu sistem sanki hep aynı eski ama çok sıcak duyguları kazıyor içimizden. bu yaz sınırlarımı zorlayıp yeni listelere yöneldim, ama sonuçta ne olursa olsun playlist'ler hep bir yerden tanıdık geliyor.
  9. şehir hayatının karmaşasından kaçış için en güzel yol, doğru çalma listesini bulup köşedeki kafede pencereden dışarıyı izlemek. bir sabah listesi var ki sanki her parçası ayrı bir hikaye anlatıyor, kaldığım semti değiştirdiğimden beri benim için vazgeçilmez oldu.
  10. playlist oluşturmak artık çoğu zaman istediklerimizi dinlemek değil, bilgisayara 'dediğimi çal' deme derdine dönüştü. algoritma bazen öyle şeyler karıştırıyor ki ruh halime hiç uymayan parçalar çalıyor, sinir bozucu. en iyisi kendi playlistımizi oluşturmak ama onu da doğru sırayla yapamıyoruz. ben bu yüzden çalma listelerimi sabah trafiğinde şarkı sırasını bozacak diye sürekli düzenliyorum, sonra yine de liste çok karışıyor.