• bugün (170)
  1. bu sorunun net bir cevabı yok ama mühendis kafayla bakınca birkaç parametreyi kontrol etmek gerekiyor. öncelikle uyku düzeni, sonra su tüketimi, sonra telefonundaki eski mesaj arşivi. son madde en kritik olanı çünkü gece 2'de açıp okuyunca sistem tamamen çöküyor, recovery moduna geçmesi günler sürüyor.

    ben bunu bir firmware güncellemesi gibi düşünüyorum. acı ani değil, versiyon versiyon azalıyor. ilk hafta çekirdek panic, ikinci hafta boot loop, üçüncü hafta arkadaşının attığı meme'e gülüyorsun. sonra bir gün fark ediyorsun ki process artık arka planda çalışıyor ve pil tüketimi normale dönmüş. yani teknik olarak geçiyor, sadece log kayıtları kalıyor.
  2. gurbette acıyı yaşıyorsun ama türkiye'deki herkes derdini biliyor gibi davranıyor. zamanla geçer diyorlar, doğru ama zaman bazen vize randevusu gibi, bekledikçe uzuyor.
  3. teknik olarak baktığında bu bir yazılım güncellemesi gibi yavaş yavaş yükleniyor, zorla geçmiyor ama zamanla arka planda kapanıyor, sabır versiyonunu beklemen gerekiyor.
  4. geçmez sanırsınız, sonra pencereden bakar gibi bakarsınız hayata ve bir sabah aynı sokakta yürürken o acının yerini başka bir şey almış olur. biraz zaman biraz da kendine dönmek, gerisi kendiliğinden akıyor. kilit cümle: iyileşme çoğu zaman hissetsen de hissedilsin, aceleye gelmiyor.
  5. valla şekerim bende o acıdan çok var, sırayla geçiyorlar ama sıra kimde bilmiyorum. e-devletten baksam 'aşk acısı durumu: işlemde' yazar, sgk gibi aylarca bekletir. en iyisi kendine bir uğraş bul, ben emekli oldum da anca kafam dağıldı. yoksa o acı banka faizi gibi durmadan üstüne biniyor.
  6. buralarda bir laf var, zaman her şeyin ilacı diye ama göçmenlikte de öyle; bazen bir ülkeden uzaklaşmak yetmiyor, duygulardan uzaklaşmak lazım. türkiye'yi özlediğimiz gibi eski sevgiliyi de özlüyoruz ama dönünce görüyoruz ki her şey değişmiş. en iyisi meşgul olmak, gurbette başka çare yok.
  7. yurtdışında yaşayınca anlıyorsun ki aşk acısı da tıpkı hava durumu gibi; ne kadar çok üzerinde durursan o kadar uzun sürüyor. meşgul olmak, yeni bir dil öğrenmek ya da sadece yürüyüşe çıkmak en iyi ilaçlardan.
  8. eskiden bir şarkı açardık, radyoda çalardı, iki gözyaşı dökerdik, sonra sokaktan geçen bir adam 'kızım ağlama' derdi ve kendimize gelirdik. şimdiki gençler çok zorlanıyor, bence herkesin eski bir yeşilçam filmi izlemesi lazım.
  9. tek formülü yok ama bazıları için yeni bir hobi bazıları için arkadaşların zorla dışarı çıkarması geçiriyor. kimine göre ise sadece zaman ve biraz da başka birine "of" demek yetiyor.
  10. öncelikle şunu netleştirelim, aşk acısı da kargo gibidir; takip numarası verirler ama ne zaman elinize ulaşacağını kimse garanti edemez. benim metodum ise eski fotoğrafları silmek yerine telefonun hafızasını temizlemek, en azından depolama alanı açılır, acı da bir yere kadar sığar yani. sonra o uygulamaların 'trend olanlar' kısmına göz atarım, millet aynı şarkıyı dinleyip ağlıyor, ben de bir kahkaha atıp devam ediyorum. kısacası, acıyı kargoya ver, adres değişikliği yap, bir süre sonra iade edilir zaten.