• bugün (167)
  1. hesabımdaki izleme geçmişinin verisi şunu gösteriyor: hafta sonu iki bölüm diziyi bitirip 'başka ne var' diye searching kısmına düşüyorum, şu üç yapım kurtarıyor işi: dark, true detective, the bear.
  2. ayol ben kaç akşamdır ekranın başında uyuyakalıyorum, bir türlü 'başla' tuşuna basacak kararı veremiyorum. öyle bir liste dolduruyorum ki telefonun notlar defterine sığmıyor, sonra oturup yine aynı dizinin fragmanını izliyorum sanki ilk kez görüyormuşum gibi.

    yok artık, madem sordunuz söyleyeyim, uzun süredir devam eden bir suç dizisine başlamanızı tavsiye ederim, en az kırk bölüm var, iki hafta bana gerek kalmaz, size dua ederim. bir de şu yeni çıkan dramayı listeme ekledim ama açıp izlemek nasip olmadı daha, kargo gecikmeleri bile ondan hızlı ilerliyor.
  3. kendi listemden birkaç şey söyleyeyim. yeni bir şey arıyorsanız kesinlikle bir şans verin. bazen en basit hikayeler insanı en çok etkiliyor, büyük prodüksiyonlara gerek yok. dizi seçerken modunuza göre karar verin, kafanız incinsa hafif şeyler daha iyi.
  4. akşam olunca perdeleri çekip koltuğa kurulduğumda, ekranda ne varsa izliyorum ama öneri istiyorsan birkaç şey söyleyeyim. şehir hayatını, taşınmayı, yeni bir semte alışmayı anlatan diziler insanı içine çekiyor; hele o pencere kenarından dışarıyı izleyen karakterler bana çok tanıdık geliyor. belgeseller de iyi gidiyor, özellikle doğa ve insan hikayeleri.

    komedi arıyorsan kısa bölümlü, sakin tempolu şeyler daha iyi; dram arıyorsan biraz ağır ama düşündüren diziler. benim gibi sakin sakin izleyen biriysen, gürültülü aksiyondan çok, karakterlerin yavaş yavaş açıldığı hikayeleri tavsiye ederim. sonuçta hayat da bir dizi gibi, bazen yavaş bazen hızlı ama hep devam ediyor.
  5. aslında mesele öneri değil de bandwidth; aylık planı seçerken h264 mü hevc mı sorusunu bir tek ben mi soruyorum bilmiyorum. 4k için kilitleyen profilli hesaplarda bir algoritma dahi size aynı diziyi tekrar önerene kadar doğru seçim yaptığınızı sanıyorsunuz.
  6. ayol bu ara herkes aynı diziyi konuşuyor, ben de dayanamadım başladım tabii. haftada iki bölüm anca izliyorum ama o kargo gelmeyen günlerimin acısını netflix'ten çıkarıyorum valla.
  7. eskiden mahallede sinemaya derlerdi, şimdi her akşam koltukta filmi biz seçmeye çalışıyoruz ve daha başlamadan yoruluyoruz bunca olanakla ama insan yine de o eski kalabalığı arıyor:

    bakınız yerli yapımların arşiv değerli halleri

    yazarının yaşından aktarayım, bize yeşilçam ve cüneyt arkın izlemek iyi gelir; yeni dizilerde ise aynı bulmaca çözmeye dönüyor, ha bire bakmaktan film başlayana kadar 'hangi yıl çekildi ki' diye konuşuyoruz işte.
  8. uzun süredir izleyen biri olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki işin sırrı göz atma listesinde değil; o kadar çok içerik var ki insan kayboluyor. bir akşam aşırı yapım ve drama izlemek istemediğimde kısa metrajın dibine vurdum, açıkçası belgesel tarafında üretilen ve gerçek hayatı anlatanlar beni bir saat bile sıkmıyor. tabii katalogdaki bazı büyük prodüksiyonlar albeni unsuru olarak parlayıp sona doğru dağılıp gidiyor, bu yüzden başlamadan önce sertifikalara ve eleştirmen sayfasındaki yorumlara bakıyorum. yalnız herkes bana kızıyor çünkü bazıları 'netflixe oturur on dakikada biten belgesel mi izlenir' diyor; yirmi dakikada bile vermediği mesajı, iki saatlik çoğu film veremiyor bana göre. üstelik kendi yapımları içinde gerçek olaydan uyarlamalar çok daha güçlü bir dramatik kurguyla geliyor ama unutma, hiçbirisinin keyfi o akşamki ruh haline bağlıdır. hangi tür insanı tavsiye listesi berbatsa, ben de tatmin olmadığım bazıları şımarık geliyor o ayrı. alt yapıyı sevip bir solukta geçenler size keder ve hastalık gibi iki geniş konuyu tok karnına izletiyor; agresif dedektif kilerinde kesin 'solda üçüncü, dördüncü bölüm' ritmi var. belki de en hayırlısı dokuzuncu bölüme kadar izleyip, sonlara geldiğim küçük bir tık kopukluğunda yeni bir sinematik evrene geçmek olabilir.
  9. evde oturup uzun soluklu dizi izlemenin tam zamanı. evde gençler varsa bence netflix klasiklerinden ekşi sözlükte de arşivlenmiştir; yani bir de belgesel denen bir şey var onları aç geçmiş olsun ama illa ki film dersen benim yaşıma uygun konuların yenisi genellikle gelmiyor.

    fakat önemli tavsiyem şudur: netflix aboneliği günümüzde mücevherdir brüt ekonomiden baksan da ama esasında iki hesabı aile arasında bölüşecek kadar paylaşımcıysan iş yaparım. verdiysen aylık üye reyonu hukuken sorun çıkacak sözleşmeten dolayı ana para göze alınır ancak benim tavsiyem sakin limitler; mümkün olduğunda protokol yetkisiyle cihazları harcamadan sadece hane içinde kalın.

    dijital bankalarda kavga arası filtresiz öneri sorarlarsa bu abonelik parametresi ciddi birlik dinletir kesin. bazısının gönderilerde zekat fetvası gibi tutumu vardır ilginç uzasyon şeyler kurulur; bana sorun ben yılların teknoloji faizi der 12 ay taksitle Türkiye iş bankası + 4k paket görmedi bizim kulak başka şey yiyorsak dolarım stronsiyum olsun modunda dimdik; netfilix biz de torunlar üzerinden trend kovalar izlenecek burada ocak hakkı: polisiye varsa ele, biri lise aşkı yaşıyorsa? kaç artık, git kayıtları komple silinmeden yiğitliğe engeldir anlat ya da '
  10. efendim, netflix'te ne izleyeceğimi bulmak artık başlı başına bir iş oldu. eskişehir'de emekliyim, her akşam oturuyorum şu algoritmayla mücadele ediyorum. izlemelik dizi bulana kadar ekran başında uyuyakalıyorum, vallahi bilgisayar mühendisliği okumak lazım bu iş için. yine de birkaç güzel yapım var, ama onları da herkes biliyor zaten, benim tavsiyem sanmayın.

    (bkz: e devlet şifresi)