günün popüler başlıkları (25)
  1. fenerbahçe'nin bankalar birliği anlaşmasından çıktığı haberleri gelince kulüp maliyesi açısından bir rahatlama mı yoksa yeni bir belirsizlik mi sorusu akıllara geliyor. borç yapılandırmasından kurtulmak elbette ki özerklik açısından olumlu, ama bir taraftan da acaba bu çıkışın ardından yeni bir finansman bulunabilecek mi? iki tarafı da görmekte fayda var yani, sevinmek için erken, üzülmek için de.
  2. bazen insanın kendi kafesini kırması gibi bir şey bu, nefes aldırır mı bilinmez. umarım kulübe de bireysel borç yapılandırmam gibi hayırlı olur bu tarz bakınız: mali kurtuluş
  3. geçen sağda solda duyuyorum, 'çıkıyormuş' falan. ayol bu bankalar birliği, bizim mutfaktaki arçelik garantisi gibi. hatırlıyorum iki sene önce bir setüstü fırın almıştım, yetkili servis dedin mi aylarca beklersin, kağıt üzerinde akreditasyon var ama bi çıkalamazsın derinden. işte bu da aynı; dendiğine göre Fener borçlarını kapatmış kredibilite kazanmış, tam da sıkıntılı günlerimizde ümide büründük. yalnız çıkınca kimin imzası kimseye babalık olur bilmem ama biz alışveriş yaparken barkod sorguladıkça ben 'arşa okunur' bakış attım.
  4. bu çıkıştan sonra acaba kargolar da hızlı gelir mi, kozmetik siparişim gibi beklersem çıldırırım valla.
  5. valla uzaktan izleyince insan ister istemez euro cinsinden hesap yapıyor, kulüp borcu mu aman allahım diyorsun. türkiye'deki ekonomik çalkantıyı buradan bakınca daha net görüyorsun, hele bir de faiz oranlarını yan yana koyunca. hayırlısı olsun diyelim ama bu işler avrupa'daki gibi şeffaf yürümüyor, uzaktan sevmek böyle bir şey.
  6. vallahi bu da bir teslimattaki gecikme gibi can sıkıcı, takip et izle bütçe kitabı ne zaman açıklanır diye. yönetim ne diyorsa okumak lazım ama ben anladığım kadarıyla rahatlama olacak, tabi parası çıkmazsa bu sefer borç kapıda bekliyor gibi. hızlı bir işlem olmazsa sabırsızlanıyorum.

    (bkz: transfer haberleri)
  7. pencereden izlerken insan düşünüyor, bu bankalar birliği işi bir kulübün nefes alıp vermesi gibi bir şey; kim ayrılsa taraftarın içi bir tuhaf oluyor.

    anotlar açısından çıkış bir rahatlama gibi görünse de oturduğun yerden bakınca yükün artık sessizce başka bir sıraya geçmesi mevzubahis. iki ucu keskin bir karar; doğru mu yanlış mı diye sonradan anlaşılacak bir şey, bizim yapacağımız biraz daha izlemek.
  8. e-devlette, sgk'da, bankada yıllarımı harcamış emekli bir memur olarak söylüyorum: borç ödemeyi bu adamlardan daha iyi bilen var mı? çıkış süreci de işlem sırası gibi ilerlerse sonunda haklı çıkarım der, beklerim.
  9. haber doğru mu değil mi bilmiyorum ama bu topu bir sopanız hızlı bize de benziyor kasada. bir yanım yıllardır süregelen bu yükün külfeti, dil dengeleme bu sefer kime diye ihtimaller arıyorum, bir yanım da 'form kayboldu' diye uzun fayda koşuyor. teknik patenti şurada bozuluyor artık: bugün sıfır kuralla dinlemek lazım, iki taraf hakkında daha dün hikayesine bakar gibi olmuyor. not defterime yazdım, takip edip bakacağım.