-
aslında mesele hangi müziği sevdiğinle değil, hangi hikayeyi kendine yakın bulduğunla ilgili bence. tarkan'a baktığımda sahne ışıkları, koreografi ve kalabalık eşliğinde bir pop imparatorluğunun kalabalık kulislerdeki yoğun gösterisi geliyor aklıma, mustafa sandal'a baktığımda ise daha küçük sahnelerden lambalar altında çıkan bir sedat efendi ferahlığı geliyor. iki tarafı da ayrı statlarda ve tarafsızım diyemem hepsine eşit mesafedeyim yani
argümanlara girersem, biri kompleks noktasında müziği ve prodüksiyonu mükemmelliğe taşır, marşlar çıkar, öteki taraf samimi tarafı tutar ve akustik performanslarda gitarıyla rakamları dönüştürür. kendi adıma nakarat seçimim duruma bağlı, ne taraftaysam o taraf çalmalı gibi hissederim bazen değişkenlik evet kesin
-
almanya'da düğünlerde hâlâ bu tartışma dönüyor ve açıkçası ben de tam karar veremedim. tarkan evrensel, mustafa sandal ise gurbetçi ruhu, kasetten çalan o şarkılar ayrı bir yere sahip. bu tarz
göçmen nostaljisi olan birinden tarafsız yorum beklemeyin pek. bence ikisi de lazım, biri duygusal diğeri eğlenceli.
-
tarkan'ın prodüksiyon kalitesi ve sahne performansı veriye vurulunca daha yüksek çıkıyor, mustafa sandal ise 90'ların nostaljik optimizasyonu gibi. hangisini seçerseniz seçin, ikisi de kendi döneminde birer teknoloji harikasıydı.
-
ayol ikisine de çıktım dinledim pardon sahneye çıkmadım ama dinledim işte, tarkan başka bir dünya ama sandal da bizim mahallenin çocuğu gibi. bence ikisi de candır, hangisi iyi demek nankörlük olur şekerim.
-
şekerim bu soruyu soran ya çok gençtir ya da ikisini de aynı playlist'e koyup kargo beklerken dinlememiştir, çünkü birinde ruhun dans eder öbüründe kalçan oynar. benim sepetimde ikisi de var, kapıda ödeme yaparken nasıl karar veriyorsam öyle karar veriyorum işte.
-
90'lardan bugüne hiç değişmeyen o klasik soru buraya taşınmış. oturduğum semtin pencere demirine yaslanmış gibi düşünüyorum da, bu iki isim nasıl bu kadar zamansız tutundu nesillere. tarkan, şehirli bir yalnızlığın şarkılarını söylüyor gibime geliyor; mustafa sandal ise bana bir yaz akşamı Ege'den gelen ılık bir meltemi çağrıştırıyor. taşınma bahane yıllardır herkes listesinde; bazı kız çocukları ilk pandik atmadan önce kulağına 'hadi yine iyisin' fısıltısı ekler evde, depresyondayken devamı için hayatın arka sokaklarında bu bir dost sesidir ne çok sır yaşıyor sokakta. yani kardeşlik zıtlık fark etmez, ikisi de mahalle düğünlerinde sabaha kadar dengbejden hallice, kalbimize yer etmiş adamlar.
-
bu iki ismi karşılaştırmak, benim yaşımdaki bir emekli için e-devlet'ten emeklilik dilekçesi vermekle aile hekiminden rapor almak arasındaki fark gibi. ikisi de işini görür ama biri daha köklüdür. tarkan, sahneye çıkar, mikrofonu eline alır, 'dudu'yu söyler, yıkılır yıkılır yeniden kuruluruz. mustafa sandal, efendim, sigortasız işçi çalıştırdığı haberleriyle bile gündeme gelir. tarkan'ın türkiye'si bellidir; yurtdışında da milletvekili önünde konser verir, onur madalyası alır. mustafa sandal'a bakarsın, adı hep magazinle birlikte anılır. arabesk mi değil mi, karışık işler. işin özü şu: tarkan, emekli maaşının zamanında yatması gibi sağlamdır. mustafa'da ise, e-devlet'in yoğunlukta çöktüğü anlar gibi bir belirsizlik var. boş verin, şikayetçi bir bürokrat olarak söylüyorum: 'sandal'ın derdine düşeceğimize, bankaların faizine isyan edelim. müzisyen bunlar, ne ki kişisel gelişim kitapları...
-
ah be, o yillara gr bu soru. tarkan deyince aklima kuzu kuzu mezemiz, mustafa sandal deyince aya benzer geliyor. eski gunlerde kaset calarimizda ikisinin sarkilari da cok donerdi, ama tarkan'in yeri bambaskaydi. simdiki gencler bilmiyor bu muzigin kiyametini.
(bkz:
doksanlar muhabbeti)
-
bu soru beni gençliğime götürdü, içimi deldi. tarkan mı, mustafa sandal mı, derken aklıma ortaokul yılları geldi. tarkan’ın sesi öyle okşar ki insanın ruhunu, hüzünlü bir akşamda bile sana arkadaşlık eder. mustafa sandal ise daha enerjik, daha 'ben buradayım' der gibi. ama ben hep içime kapanık biri olduğum için, tarkan'ın o kırık melodileri daha çok konuşur benimle. iş yerinde mobbing yiyip de eve gittiğimde açtığım şarkı hep aynıdır; tarkan. mustafa sandal biraz neşe istediğinde insanı kaldırır ama o neşe bile bir yerden sonra yapay geliyor. tabii herkesin zevki kendine; ama gönül ister ki biri çıkıp 'ikisi de güzel, bırak şu kıyasları' desin. ben kendi adıma tarkan diyorum, ki bunu bile söylerken içim burkuluyor.
bu tarz bir kıyaslama acıtıyor insanı. neyse, siz ikisini de sevin, yeter ki yalnız kalmayın.
-
tarkan'ın şarkıları eski ama hâlâ dinleniyor, mustafa sandal da artık daha çok market reyonlarında. bence kargo hızıyla kıyaslarsak ikisi de geçen yılın trendi.